Ana İçerik:

Sayfa: [1]

Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yy..

Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yy..
« : Ağustos 01, 2010, 10:37:53 pm »

YEMiNi

Diğer bazı Ulular'da da olduğu gibi, Yemini'nin doğumuna, yaşamına ve Hakka yürüyüşüne dair de sağlıklı bilgiler yoktur. Bu, biz Aleviler için ne yazık ki içler acısı bir durumdur. Herhangi bir insanın doğum anını bilmeyebiliriz, ama o insan belirli bir dönemden sonra halka mal olmaya başladı mı onun hakkında bilgiler edinmek isteriz, en azından merak
ettiğimiz için. Ve merak edilip öğrenilen bilgiler ağızlardan kulaklara kulaklardan ağızlara yayıla yayıla günümüze kadar akar gelir. Bu sürecin yaşanmadığı besbelli. Aklımıza gelen, bu ozanlara yaşamlarında gereken değeri vermeyip de Hakka yürüdükten yıllar sonra, belki de unutulmaya yüz tuttukları anda mı amanın deyip onlara sarıldık, bilmiyoruz. Her şey mümkün, diye düşünüyorum. Çünkü biz Aleviler; nankörüz demeyecem ama unutkan insanlarız. Yedi Ulu'lar hakkında kesin bilgilere sahip olmadığımız daha nice ozanlarımız var sırada. Onları da kendi yaşamlarında göreceğiz.
Adı Fazıl oğlu Mehmet Yemini olarak da bilinirse de, bazı kaynaklarda adı Ali olarak da geçer. Yemini adını mahlas olarak kullandığı da bilinmektedir.
Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısında Tuna Irmağı yörelerinde (Balkanlar) yaşadığı, Betova'da büyük bir dergahı olan Bektaşi azizelerinden Akyazılı Sultanın ardıllarından olup ve Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiği de kaynaklarda belirtilmektedir.
Yaşantısı hakkında o çağlarda yaşamış tezkerelerde yeterli bilgiye ulaşılamamakta hatta Yemini'den hiç bahsedilmemektedir. Ancak Demir Baba Velayetnamesinde Yemini'nin adı ''Hafız Kelam Yemini'' olarak geçer ki, bundan Kur'an-ı Kerim'i ezbere okuduğu anlaşılmaktadır.
Yemini'nin şiirleri genellikle hece vezni ile yazılmış olmakla beraber bazı şiirlerinde aruz veznini de hatasız hatta ustaca kullanmıştır. Şiirlerinin tümünü içeren bir divanı şimdiyece ele geçirilememiştir. Şiirlerinde Alevi-Bektaşi inancını işler. Her Anadolu Alevisi gibi Oniki İmam'a gönülden, sevgi ve muhabbetle bağlıdır.
Hz. Ali'nin mitolojik yaşamına ait ''Faziletname'' (Erdemname) adlı 7300 beyitten oluşan manzum bir eseri bulunmaktadır. Hz. Ali'nin savaşlarından, erdemlerinden, kerametlerinden, devlet yönetmedeki faziletinden, ayrıca Ehl-i Beyt ve Hz. Ali sevgisinin yoğun bir şekilde işlendiğinden, methiye şeklinde bahseden ve alevilerce kutsal kabul edilen mesnevi tarzında yazılmış bir kitaptır. Bu kitabı Kitab-ı Erdem olarak niteleyenler, kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü alçakgönlülüğü yaşam ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı Yemini'ye gereken saygınlığı vermekte kusur etmemişlerdir. Günümüzün dilinde bir basımevi tarafından yeniden basılmıştır. Diğer Yedi Ulular gibi hurufi temaları da işlemiştir. Genel anlamda bakıldığında Yemini; Alevi-Bektaşi inancının yanında Hurufiliğe de inanıp şiirlerine yansıtan ve divan geleneğine de bağlı bir halk ozanıdır.

Dediler zi keramet kanı Hayder
Dayanmaz derdimin dermanı Hayder
 
Hakk'ın kudreti sende ayandır
Velayet mülkinin sultanı Hayder



Cemad'a dil verirsin emri Yezdan
Verir nutkun ölüye Canı Hayder

Kamu müminlerin kalbinde mihrin
Olubdur dini hem imanı Hayder

İmamü'l müttekinsin bellü bayık
Erenler merdinin merdan'ı Hayder

Behişt ehlinesaki-i ezelsin
Hakk'ın sende erer ihsanı Hayder

Yemini derdmende kıl inayet
Dalalette komagıl anı Hayder
* * *
Nebiler serveri çünkim Muhammed Mustafa geldi
Velayet rehberi sultan Ali-yel-Murtaza geldi

Emineyn Saideyn ü Şehideyn ü şerh-i evlad
Hasen Hulk-ı Rıza ile Huseyn-i Kerbela geldi

Çü Zeyn'el-Abidin oldu atası al-i evladın
Muhammed Bakır-ı Cafer kamuya rehnuma geldi

İmamı heftümin oldu yakın bil Musi-i Kazım
İmam-ı heştümin ba'de Ali Musa Rıza geldi

Taki takva-yi dinin bil esası hem binasıdır
Naki devranı-ı alemde kamu derde deva geldi

İmam Askeri oldu peder Mehdi-i devran'a
Huda'nın fazlı erişdi şükür sahib liva geldi

Yemini ehl-i din oldur Ali'yi etmeye inkar
Velayet ehline Hayder imam u pişuva geldi
* * *
Bil ki sultan-ı velayettir Emirü-l Müminin
Şöyle bir şem'i hidayettir İmamü-l müttekin

Cümle mahlukat içinde Zat-ı Hakk'dandır nişan
Mahzen-i cümle ulumun evvelin ü ahirin

Ahmed ü Mahmud ol Muhammed Mustafa
Ana kardaşım dedi ol rahmeten-lil'alemin

Cümle ashab ortasında Fazl'ın izhar etti Hakk
Alemin fahrine ol oldu vasiyy ü hem yakın

La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar
İş bu medhin can ile zikr etti Cibril-i emin

Ahmedin kaim makamı efdalinden Ali'nin
Bab-ı ilimimdir deyu buyurdu Hatmü-l Mürselin

İkimiz bir nardan halkız dedi Hayrü-l beşer
Kim anın şanında münzeldir bu Kur'an-ı mübin

Ey Yemini Hayder'in medhini bir eşya tamam
Yazamaz yerden göğe evrak ola ruy-i zemin
* * *
Her kim ki şek götürse Emin-i Velayete
Zulmette kala ermeye şem'i hidayete

Hubb-i habib olanlara Şah destgir
Rah-ı necata irgüre aynı inayete

Nar-ı cahim içinde kalur kim inanmasa
Fazl-ı Ali hakkında olan bu rivayete

Ahmed katında ermedi bir şey bu menzile
Hayder gibi bu izzete hem bu keramete

Buğz ile ism-i Hayder'i inkar eden hare
Lanet recadır eyle ol ehl-i şenaate

Eyler Yemini şam ü seher la'net ol seke
Kiniyle Al-i Hayder'i saldı siyasete
* * *
Her gönül kim nur-i Hakk'dan zer gibi saf olmadı
Bu sıratullah içinde ehl-i a'raf olmadı

Arif-i nefs olmak istersen özünden vakıf ol
Arif-i nefs olanın da'vası güzaf olmadı


Hayme-i miad-ı Musa'dan haberdar olmayan
Ol simurg-ı lamekan'ın menzili kaf olmadı

Nuh felek burcunda her kim ehl-i ebrar olmaya
Kaf ü nun emri içinde nun ile kaf olmadı

Men reani Fazl-ı Hakk'dan zahir oldu aleme
Özünü bilen bilur Hakk-ı sözüm laf olmadı

Levh-i Mahfuz-ı ilahidir cemal-ü bü-l beşer
Şol özünden bihaberler ehl-i insaf olmadı

Ey Yemini çün Kelamullah-ınatıkdır sözün
Görmeyen aynn-el yakın bu yolda sarraf olmadı
* * *
Gel ey can guşuna al fazlı şeştem
Beyan edem sail isen heştem

Gel imdi dinle altıncı fezail
Ne veçhile beyan olur mesail

Sühan mergi yine kıldı ser agaz
Kılıp gülzar nutk içre pervaz

Hüseyniden tuttu rah-i Hicazı
Dönüp ziyr güleden gösterdi razı

Vurup dest-i zeban açtı terane
Pes ondan başladı bir destane

İşitenler yakın ol destanı
Gözüne görüne cennet bostanı

Ola mı bunun gibi bigülistan
Havarice nasip olmaz o bostan

Mühib-i hanedanındır bu hisse
Buna benzer ola mı hiç bir kıssa

İmam-ül muttakin fazlından ey yar
Eğer talib isen dinle bir esrar


Acep sırdır bu sır ki akıl erişmez
Bu sırrı bilmeye ebter dürüşmez

Bu ilmin mahzeni Şahı Velayet
Velayetten beyan olur keramet

Keramet ehli olam dersen ey yar
Velayet eşiğine ben de ol var

Ki ol eşikte sultanlar gedadır
Velayet ademe fazlı hüdadır

Gedalardan padişah-ı mir olurlar
Ki pirin hizmetinde pir olurlar

Ki pirin hizmeti hakkında izzet
Hizmetle bulunur az-u izzet

Erenlerdir sahibi kün-ü fikanın
Onlardır hafızı cümle mekanın

Yakin-i hakkın eminidir velayet
Erişince tamam ruz-u kıyamet

Erin erliğini bilen hak erdir
Ere ikrar eden ehl-i nazardır

(Yemini) sen erenler bendesine
Özünü hak eyle erincesine

Sözü çok eyleme ki geçti devran
Ecel erdikte kalmaz dilde ferman
* * *
Yüzünü hak eyle ali evladın ayağına
Özünü yetiştir üstadın bağına

Bir mürşid ola ki seni götüre şaha
Ki şah seni yetürür ol Allah'a

İsm-i hakkı daima zikreyle
Kıyamet esişini sen fikreyle

 
Ki ta sana şefaat ide Ahmed
Şafiğ ola sana nur-u Muhammed

Muhammeddir emin ser-i esma
Beyan eden odur ilm-i müsema

Onun mektubu ismidir bu hi'lat
Onun nutkudur insana cism-i hilkat

Dediğimi anladınsa adam oldun
İsa ilmini okudunsa dem oldun

Muhammed Mustafaya bin salavat
Verin bu demde siz ehl-i taat
* * *
Lam elifden arşa pervaz eyledim
Kaf ü nun'den başıma tac eyledim

Nuh felek burcunda kurdum haymeyi
La mekan mülkini tarac eyledim

Kuvvet ü savt ü kelam nutku ruh
Cümlesini hüsne muhtac eyledim

Suret-i şabin katat görmek içün
Perde puşi gör ne mi'rac eyledim

Beyt-i mamur içre mesken tutalı
Ey Yemini günde bin hac eyledim

* * *
Kaynakça: A. Celalettin Ulusoy, Yedi Ulu'lar
Türki Sitesi, Ozanlarımız
Psakd.org, Yedi Ulu Ozan
* * * * *
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]
Gitmek istediğiniz yer: