Ana İçerik:

Sayfa: [1]

Hz. Ali (598-661) Kültü

  • admin
  • Administrator
  • Ebedi Üye
  • ******
  • Mesaj Sayısı: 152
Hz. Ali (598-661) Kültü
« : Temmuz 01, 2009, 01:19:17 am »

Bilindiği üzere Hz. Ali Oniki İmamların birincisidir. Peygamberin amcası Ebu Talib’in oğludur. 598’de Mekke’de doğmuştur. Hz. Ali’yi çok seven Hz. Muhammed onu yanında yetiştirmiştir. Dokuz yaşında Muhammed’in görüşlerini ilk benimseyen  Hz. Ali, daha sonra, Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatıma ile evlenmiş ve ondan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin olmak üzere iki oğlu oldu. Hz. Muhammed’in katıldığı bütün savaşlara katılmış, birçok kez orduları komuta etmiştir. 
632’de Hz. Muhammed’in Hakka yürümesi sonrasında halifelik sorunu ortaya çıkmıştır. Böylece Hz. Muhammed’in vasiyeti tutulmayarak önce Ebu Bekir, sonra Ömer, daha sonra ise Osman halifelik makamına geçti. Hz. Ali halifelik makamına geçtiğinde Şam’da gücünü arttırmış bulunan Muaviye ile mücadele etti. Bu amaçla yapılan Sıffin Savaşı (657) ordusunda meydana gelen bölünme nedeniyle sonuçsuz kaldı.  Hz. Ali 22 Ocak 661 günü Haricilerden olan İbni Mülcem[91] isimli bir kiralık katilin saldırısına uğramış, zehirli kılıçtan aldığı darbe ile 24 Ocak günü ise Hakka yürümüştür. Hakka yürümesi sonrasında halifelik makamına geçen büyük oğlu İmam Hasan ve daha sonra küçük oğlu imam Hüseyin ve onun soyundan gelen imamlar da katliamlara uğramıştır.
Hz. Ali bilgisi, cesareti ve kahramanlığıyla tanınmış ve bunları simgeleyen Esedullah Allah’ın Aslanı), Murtaza, Haydar, Haydar-ı Kerrar, Şîr-i Yezdan, Şah-ı Merdan, Şah-ı Velayet, Kuran-ı Natık,
 Allah’ın Aslanı, Evliyalar Şahı gibi birçok isimle anılmıştır. Yaşamı ve savaşları birçok edebi esere konu olmuştur. Güçlü bir hitabet yeteneğine de sahip olan Hz. Ali’nin siyasal, dinsel konuşma, mektup ve özdeyişleri Nehcü’l-Belaga adlı kitapta toplanmıştır.
Hz. Ali, Muhammed’e en yakın kişiydi, O’nun sırdaşıydı ve O’nun tarafından kendisinden sonra yerine geçeceği işaret edilen kişiydi. Derin bilgisi nedeniyle Ali “Konuşan Kuran” diye de adlandırılmaktadır. İslam dünyasındaki tarikatların çoğunluğu Hz. Ali’ye dayanmaktadır. Bu tarikatların silsileleri Hz. Ali ile başlatılır. Halifelik sorunu ile tohumları atılan ve Kerbela Olayı sonrasında gittikçe yayılan Sünni Şii ayrımı (Şia) Ali yanlısı olarak onun adına dayandırıldı. Daha sonra Anadolu Aleviliğinin de temel şahsiyeti oldu. Aleviler, Hak-Muhammed-Ali  deyimi ile Hz. Aliye tanrısal bir işlev yüklediler, üçünü bir (tanrı) olarak görürler.
 
Tasavvufi terimlerde (ve İmam Cafer Buyruğunda tanrının kendi varından) Muhammed ile Ali’yi aynı nurdan (kutsal, tanrısal ışıktan) yaratıldığı geçer ve söylenir. Daha önceden ışık/alev inancına sahip olan Anadolu halkları, Alevle Ali’yi Alevi kelimesinde, ‘Ali Nur’’ deyiminde erittiler.    Muhammed bir hadisinde[92] “Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır” der. Alevilere göre Muhammed tanrının “dış yüzünü”, Ali ise tasavvufi anlamda “özünü” anlatmaktadır. Ali “İnsan-ı Kamil” tanrı olarak görülür. Bazen Tanrısal güçlere sahip olduğu, bazen Tanrının yeryüzündeki ve her insandaki görüntüsü olduğu söylenir. Anadolu Alevileri Ali’yi İslam   içinden alıp İslam sınırları aşan bir Ali kültü yaratmıştır. Bu durum kırklar cemi mitolojisinde açıkça görülmektedir (Bak 12 bölüm). Ayrıca Anadolu Alevileri Hz. Ali’nin dahi yaşamında uyguladığı İslam şeriatına (namaz kılmak vs. gibi şekilsel kurallara) “Abdestimiz alınmış namazımız kılınmış orucumuz tutulmuş” deyip uymamışlardır. Cemlerde okunan bir çok alevi deyişinde, örneğin Pir Sultanın bir deyişinde, “Ben Aliyim, Ali benim”  deyimi geçer.
Cemler de okunan başka bir deyişte ise ‘tanrı Ali’ insana ve doğaya indirgenir.
 
Aynayı tuttum yüzüme
Ali göründü gözüme
Nazar eyledim özüme
Ali göründü gözüme....
 
Alimdir kadehim Alimdir sise
Alim sahralarda morlu menekşe
Alim dolu yedi iklim dört köse
Alim saki Kevser dolumdur Ali

Bu tür Ali kültü,  Hak-Muhammed-Ali anlayışı, ne Sünni, nede Şia İslam anlayışında görülmez ve yasaktır. Buna karşın Hak-Muhammed-Ali üçlemesi Alevilikte kutsal bir deyimdir. Bu ilişki Cemlerde de “Hak-Muhammed-Ali aşkına”  veya kısaca Ali aşkına, Pir aşkına diyerek dile getirilir.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]
Gitmek istediğiniz yer: