Ana İçerik:

Sayfa: [1]

GÜVENÇ ABDAL OCAĞI

GÜVENÇ ABDAL OCAĞI
« : Mayıs 30, 2009, 02:26:30 pm »

GÜVENÇ ABDAL OCAĞI

Alemdar YALÇIN
Hacı YILMAZ

ÖZET
Daha önce dergimizde hiç yer veremediğimiz bir araştırmayı bu sayımızda yayımlıyoruz. Yayımladığımız belgeler Güvenç Abdal ve dergahı ile ilgilidir. Belgelerden birisi 1526 tarihli bir icazetnâmedir. Diğeri ise, bir şecere olup, tarihi belli değildir. Her iki belgenin tarihi değeri, Güvenç Abdal ile ilgili bazı bilgileri vermesi ve silsilesini ortaya koymasındadır.
Belgelerde bol bol ayet ve hadisler kullanılarak tâliplere ve muhiplere öğütler verilmekte, tarikat prensipleri ortaya konulmaktadır. Güvenç Abdal ile ilgili yeni belgelere önümüzdeki sayılarda yer vermeye çalışacağız.
Bir Boylu Ocak Olarak Karadeniz Çepnileri ve Güvenç Abdal Ocağı
Üzerinde şimdiye kadar  yalnızca boy ekseninde çalışılmış olan Çepniler ve Çepni boyunun, inanç, tarihsel derinlik ve kültür boyutunda ele alınması sonucu bu ocaklı boyun Anadolu’da  Türk kültürüne ve sosyal örgütlenmesine katkısını bir bütün olarak ortaya çıkarmak mümkün olmuştur. Alevilik ve Bektaşilik araştırmalarının ta başından beri öne sürdüğümüz birçok bilimin verilerinin bir araya getirilmesi sonucunda  daha doğru  ve üzerinde çalışılan konunun bütün boyutlarının ortaya çıkacağı gerçeği bir kere daha ortaya çıkmış bulunmaktadır. Çünkü şimdiye kadar birçok değerli bilim adamımız konu üzerinde  çalışmışlar, ancak Çepnilere yalnız bir tarihçi ve sosyolog gözüyle bakmışlardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Halkevleri araştırmalarında da folklor derlemesi çalışmalarında  Balıkesir ve Anadolu’nun diğer kesimlerinde Çepniler üzerine çalışmalar yapılmıştır. Bunların tamamı bir bütün olarak ele alınarak inanç boyutu da eklenerek ve halkın elinde hâlen bulunan bilgi ve sözlü tarih unsurlarının da birleşmesiyle ortaya çıkan bilgi bütününe bakıldığı zaman gerçeği  bütün boyutlarıyla ortaya çıktığı görülecektir.
Bizden önce  bu konuda yapılan çalışmaları küçümsüyor değiliz. Çalışmalar tek tek çok değerli çalışmalardır. Bir kısmı tekrar elde edemeyeceğimiz değerde folklor derlemeleridir. Ancak bunların tümünün bir araya getirilerek değerlendirildiği, eksiklerinin tamamlandığı sistematik bir çalışma yapılmamıştır. Elinizdeki  çalışma  böyle bir çalışmadır.
Çalışmamıza kaynaklık eden bilgiler son derece ilginç ve değişik bir kaynaktan gelmiştir. Bu kaynaklardan birisi Sakarya ili Kocaali ilçesinden  Araştırma Merkezimizi arayan Şükrü Alemdar’dır. Şükrü  Alemdar, ismimizin Alemdar olması sebebiyle bir yakınlık duyarak Araştırma Merkezimizi aramış ve kendilerinin Alemdarlar, Sancaktarlar ve Bayraktarlar adıyla bir dernek kurduklarını, adları ve soyadlarında bu sözcüklerin bulunduğu birçok kişiyi aradıklarını söylemişlerdir.
Dernek her 4 Temmuz’da Düzce Gölyaka’da Alemdar ve Bayraktarlar toplantısı yapmaktadır. Bu toplantılardan ilkine davet edildik ve 2003 yılının 4 Temmuz günü bu toplantıya katıldık. Toplantıya İzmit Kandıra, Sakarya, Hendek, Gölyaka, Kocaali, İzmit Bayraktar ve daha birçok yöreden insanın katıldığını gördük. Bunlar arasında en yaşlı kişilerden biri de 110 yaşında ve hâlen sağ olan Emin Alemdar’dı. Emin Alemdar’la yaptığımız görüşmeler sırasında kendilerinin Gümüşhane Kürtün üzerinden önce Şal Pazarı’na oradan da Bolu Düzce’ye açlık ve yoksulluk içinde geldiklerini büyüklerinden duyduğunu söyledi. Bu bilgileri daha sonra 4 Temmuz toplantısına gelen ve farklı il ve ilçelerde yaşayan Alemdar ve Bayraktarlar da söylediler. Ancak Emin Alemdar uzun  görüşme sonunda bizim ısrarla sormamız üzerine kendisinin Alevi olduğunu, göçle gelen ve Yunus Efendi köyünde yaşayan bütün köylülerin de Alevi orijinli olduğunu söyledi.
Toplantı yerinde tek tek görüştüğümüz yaşlıların tamamı kendilerinin  Gümüşhane Kürtün’den Trabzon Şal Pazarına geldiklerini, oradan da göç ederek batı Karadeniz yöresine  yerleştiklerini ancak kendilerinin Alevi olmadıklarını belirttiler. Burada çok açık bir çelişki vardır. Ses, görüntü ve notlarımızda da bulunduğu gibi orijin olarak aynı kökenden gelen insanlardan bir grubu kendilerinin Alemdarlar, Bayraktarlar olduklarını söylüyorlar ve Alevi kimliğini kabul etmiyorlardı.
Daha sonra Gümüşhane Kürtün’den Murat Yılmaz ve Hüseyin Güvendi ile ilişkiye girdik. Ocağın en son temsilcilerinden biri olan Hüseyin Güvendi emekli bir öğretmendi. Güvenç Abdal Ocağı’nın devamı olduklarını ve babasının Elyaz Halife (İlyas Güvendi) olarak anıldığını, Ordu ve Giresun’da görgüye çıktığını, Düzce Gölyaka’ya da zaman zaman uğradığını söyledi ve bizi  Güvendi yaylasında yapılan şenliklere davet etti.
Aynı bölgede ağız araştırmaları yapan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Necati Demir, Hüseyin Güvendi’den aldığı ve okunması gerçekten zor ve düzenlenişi birçok imlâ hataları ile dolu olan bir şecereyi verdi. Şecerenin düzenleniş biçimi daha önce hazırlanmış olanlardan çok farklıydı. Her ne kadar İstanbul Nakibü’l Eşrafları tarafından düzenlenmişse de  imlâ hataları, kâğıdı ve düzenleniş biçimi daha önce gördüklerimizden tamamen farklıydı. Belgelerde iki ayrı Nakibü’l Eşraf adı geçmektedir. Bunlardan biri Hamza bin Sadr Tacettin Ali el Hüseyin olarak geçmekte, diğeri ise yine İstanbul’da Seyyit Muhammed olarak gösterilmektedir. Diğer bütün şecerelerde olduğu gibi İmam Musa Kazım’a kadar giden bir soy şeceresi olarak verilmişti.
Şecerelerin çevirisini yaptıktan sonra  Yunus Abdal köyünde düzenlenen bir cem törenine katılmak ve araştırmalar yapmak üzere bu köye gittik. Önce  Gölyaka’da  daha sonra ise köyde yaşlılarla yüz yüze görüşmeler yaparak bunları kayda aldık. Yunus Efendi köyünün yaşlıları Güvenç Abdal’ın  Gümüşhane’ye gelişi, Harşit Çayı ortasında bulunan kaleyi alarak buradaki tekfuru görevinden uzaklaştırışı, daha sonra halka önderlik edişi ile ilgili olarak bütün söylenceleri anlattılar. Geriye doğru  ailenin  öncülerinin isimlerini saydılar. Bunlardan bir kısmı belgede bulunan isimlerle örtüşüyordu. Ancak sık sık Ordu Gürgentepe’den söz ederek görgüye buradan dedelerin geldiklerini de söylediler.
Güvenç Abdal Ocağı’nın süreği  erkanlı sürek olarak Yunus Efendi köyünde bütün canlılığı ile yaşamaktadır. Ancak dedeleri artık görgüye gelmediği için Hacıbektaş Çelebilerine bağlı dikme dedeler erkan yürütmektedir. Her hafta düzenli olarak toplandıkları, aralarında çok sıkı bir  dayanışma içinde olduklarını gözlemlemek çok zor değildi. Cem törenlerinde özellikle ikrar niyazlaşmalarla birlikte semahları sadece kendilerine özgü bir semahtı. Çark-ı felek adını verdikleri bir semah ise yine diğer  Alevi Ocaklarında görmediğimiz bir semah türü olarak ilk defa Araştırma Merkezimiz tarafından kayda alındı.
Buradan Ocağın temsilcilerin bulunduğunu düşündüğümüz Zonguldak Alaplı’ya bağlı Gümeli’ye gittik. Gümeli belediyesinde  beldenin yaşlıları ile yaptığımız görüşmelerde elimizdeki belgelerle  beldenin sözlü tarihi arasında ciddi bir ilişki kurulamadı. Bunun üzerine Gümüşhane Kürtün’den başlayarak sistematik bir araştırma gezisinin yapılmasının uygun olacağını düşündük ve  dergimizin bu sayısında bulunan gözlemlerimizi elde ettik.
Okuyacağınız belgelerden birinin üzerinde hicri 933, miladi 1526 tarihi bulunmaktadır. Düzenleyen kişinin yazısı ve düzenleniş biçimi yüksek eğitimli bir kimsenin elinden çıkmadığı izlenimini vermektedir. Dergimizin bu sayısında  yayımladığımız Sarı Saltuk Şeceresinde görüleceği gibi yüksek eğitimli nitelikli bir kimsenin elinden çıkmış olan bir şecerenin düzenleniş biçimi Güvenç Abdal’ın düzenlenişinden ilk bakışta tamamen farklıdır.
Belgelerin orijinallerini Gümüşhane Kürtün Taşlıca köyünde Hüseyin Güvendi’nin evinde gördük. Belgelerin aslından sonradan çoğaltılmış bir belge olduğu izlenimi ortaya çıkmaktadır. Bizim bu izlenimimizi güçlendiren unsurlardan birisi belgenin düzenleniş tarihi olarak 1526 tarihi bulunmakla birlikte belgenin üzerine Fatih Sultan Mehmet Vakfının vakıfnamesinden bazı kayıtların da eklendiği görülmektedir. Bu da  belge üzerine sonradan yapılan bir eklemedir. Vakıfname’de  Tortu, Ulu ve Çam köylerinden Fatih Sultan Mehmet Vakfıyesi’nden masrafları karşılanmak üzere yemek pişirilerek dağıtılması notu bulunmaktadır.
Bu not yörenin özellikleri Fatih Sultan Mehmet’in yöreye gösterdiği özel ilgi ile doğrudan bağlantılıdır. Çünkü tarih araştırmalarının tamamında Fatih Sultan Mehmet’in Şebinkarahisar ve Gümüşhane yöresindeki Türkmen oymaklarıyla yakından ilgilendiği bilinmektedir. Buralardan Türkmen boylarının bir kısmını Trabzon’a yerleştirdiği tarih kayıtlarının hepsinde bulunmaktadır. Bunun iki temel sebebi olacağını söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi Akkoyunlularla Osmanlılar arasındaki savaş ve yöredeki Akkoyunlu gücü ve egemenliğini engellemek olabilir. Çünkü bilindiği gibi Akkoyunluların Trabzon Pontus Devleti  ile yakın ilişkileri bulunmaktadır. İkincisi ise Gümüşhane  yöresinde çok eski dönemlerden beri işletilen gümüş madenlerinin Rumların ve Akkoyunluların elinden alınarak işletilmesini sağlamaya yönelik bir çalışma olabilir. Böylece Fatih Sultan Mehmet’in bölgedeki Çepnilere  büyük yetkiler verdiği ve kendisinden önceki Selçuklu ve Akkoyunluların izinden gittiği düşünülebilir. Nitekim Akçakoca’da gümüş işleme merkezlerinin bulunması ve akçelerin bir kısmının burada basılması da bu görüşümüzü destekleyici bilgilerdir.
Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Selçukluların yaptıkları yayla ve kırsal alan örgütlenmesine fazlaca  karışmadıkları, hatta bu örgütlenmeyi destekledikleri bilinmektedir. Osmanlı sipahi sisteminin de yine bu  yayla ve ocak örgütlenmesine bağlı olduğunu görüyoruz. Sipahilerin savaşa hazırlık ve olağanüstü  durumlarda toplanmaları da belirli bir sistem içinde bulunmaktadır. Bilindiği gibi boylar kendi içinde oymaklar ve obalar olarak ayrılmakta ve birbirleri ile her hafta, her mevsim ve olağanüstü durumlarda hemen buluşmakta ve dayanışma içinde olmaktadırlar. Bu haberleşme ve toplanma sistemlerinde boyun sancağının emanet edildiği oymaklar boyun en önemli oymaklarıdır. Buradan yola çıkarak Doğu Karadeniz Çepnilerinin sancağını taşıyan, buluşma anında açarak altında bütün oymakların belirli bir düzenle toplanmasının sağlayan oymak kendisini uzun bir süre Alemdarlar olarak tanımış ve tanıtmıştır. Nitekim 1530 tarihli Hazine kayıtlarına baktığımız zaman Anadolu’nun bir çok yerinde Alemlü ve Alemdar mezraları, köyleri ve yerleşim yerleri olduğunu görüyoruz. Bu durum bizim tezimizi güçlendiren önemli kanıtlardan biridir.
Böylece karşımıza Doğu Karadeniz Çepnilerinin Ocaklı Boy olarak örgütlendiğine ve oymaklarından birinin de Alemdarlar olarak anıldığına dair güçlü kanıtlar ortaya çıkmıştır. Doğu Karadeniz Çepnilerinin bu varlıklarını 1877/1878 Osmanlı Rus savaşına kadar canlı bir biçimde sürdürdükleri, bu savaştan sonra  Bütün Karadeniz yöresine  trajik bir göçle dağıldıklarını kesin bir bilgi olarak alan araştırması ile ortaya koyduk. Kendilerini ister Alemdar-Bayraktar veya Sancaktar olarak adlandırsınlar, isterse Çepni veya Güvenç Abdal Ocağı olarak belirtsinler, bu tanımların her üçü de aynı kökte birleşmektedir. Şu anda sayıları iki milyon civarında olarak tahmin ettiğimiz bütün Karadeniz yöresine dağılmış olarak yaşayan Karadeniz Çepnilerinin derinlemesine bir analizi yapılmış olmaktadır.
Yine bölgede  daha önce yapılan çok değerli araştırmalarda Çepnilerle Birlikte Kargın Boyu ile Beydili, Şadilli, Saltuklular gibi oymaklarında yaşadıkları bilinmektedir. Yayımladığımız belgelerden son döneme kadar şecereyi sayan belgede Dede Kargın adının geçmesi de çok ilginçtir. Bu bize Güvenç Abdal Ocağı yani Çepni Boyu ile Kargınlar arasında ciddi bir ilişkinin bulunduğunu göstermektedir. Bu durum hiç de şaşırtıcı değildir. Çünkü Develi Kargınların bu bölgede develerle maden, kömür ve yük taşıdıklarına dair bir çok belge bulunmuştur. Bunları dergimizde daha önce belgeleriyle yayınlamıştık. Ayrıca Ordu, Giresun bölgesinin yaylalarının kargınların varlığını gösteren bir çok kanıt bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Giresun’daki Şeyh İdris yatırıdır ki bunun bir Dede Kargın Ocağı dedesi olduğu kesindir.
Üstelik Kargınların  Boz Geyikli Kargın kolundan olduğu açıktır. Yine aynı yörede bulanan Pir Aziz de bir Kargın Ocağı ileri gelenidir. Örnekleri bu şekilde çoğaltabiliriz. Ancak biz burada doğrudan Çepniler ve onların bağlantıları üzerinde duruyoruz.
Güvenç Abdal Ocağı ve Çepnilerle ilgili olarak bulduğumuz bir başka bilgi de Güvenç Abdal’la  Sarı Saltuk’un Musahip kardeş olmaları, Saru Saltuk’un Erzincan ve Tunceli yöresinden Trabzon, Giresun, Ordu ve belki de Sinop’a kadar giderek buradan kendisine bağlı Türkmen boyları ile Ukrayna’ya veya bir başka rivayete göre Dobruca’ya geçmesidir. Sarı Saltuk’ın Ortodoks Hristiyanlar arasında da sevilmesi ve kutsanması, ana dili Türkçe olan Ortodoks Hristiyanların taşıdıkları  güçlü Anadolu kültürü Karadeniz’deki Çepni, Beydili, Şadilli, Saltukoğulları gibi Türkmen boy ve oymaklarının durumları ile ilgili çok ciddi çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir.
BELGE 1
ŞECERE
Eûzübillahi mineşşeytanir racim bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi rabbil alemin vassalatü vesselamü ala resulihi Muhammedin ve alihi ecmain. İnnema yüridüllahü liyezhebe ankümür ricse ehle’l-beyte ve yutahhirüküm tathîrâ. İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiy ya eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima. Kul la es’elüküm aleyhi ecran illel meveddeti fil kurba. Kale aleyhisselam: "Kullu hasebin ve neseb yenkatiu illa hasebî ve nesebî ila yevmi’l-kıyameti.”  Ma haze’n-neseb es seyyid eş şerif el hüseynî ves sadat vel eşraf bakiyyetü âli abâ el eşraf?
(Belgenin sol iki sütununda peygamber efendimizin soy kütüğü yer almaktadır.) Nu: 2
Hatemül enbiya Muhammed ibni Abdullah ibni Abdülmuttalib ibni Haşim ibni Abdülmenaf ibni Kâsî ibni Kilab ibni Mürre ibni Ka’b ibni Lûy ibni Kahr ibni Malik ibni Nasr ibni Kinane ibni Huzeyme ibni Müdrike ibni İlyas ibni Mudar ibni Nizar ibni Ma’d ibni Adnan aleyhisselam vefkınnebi ibni Azer ibni Dad ibni Elyesa’ ibni el-Hümeysa ibni Bint İbrahim ibni Taruh ibni Tacur ibni Suru’ ibni Ar’uva ibni Kali’ ibni Karî ibni Şalih ibni Şeyh Erhaşt ibni Sam ibni Nuh ibni Malik ibni Müteveşşih ibni Ahnoh ibni İkyas ibni Mehayil ibni Kıytat ibni Enuş ibni Şit ibni Adem ebul beşer salavatüllahi aleyhim ecmain.
Kale aleyhisselam: “Meselü ehl-i beytî kemeseli sefineti Nuh.”
(Belgenin sağ tarafında büyük daireler içinde dört halifenin isimleri ile Güvenç Abdal’ın soy şeceresi yer almaktadır.) No: 1
Hatemül enbiya Muhammed sallallahü teala aleyhi vesellem, Huccetüllahis sıddik Ebi Bekr radıyallahü anh, vel Farukul Enver radıyallahü teala anh, ve zinnureynil ezher radıyallahü anh, ve Ali b. Ebi Talib radıyallahü anh veliyyüllah eyyedallah ve halifetür resul ve kaidü ahiril muhaccilin ve imamül müttekin, emirül müminin, el imamül adil, ibnuhu Hüseyn es sıbt, ibnuhu Abdullah ibnuhu Aliyyül Ekber ibnuhu el imamül ma’sum el mazlumul maktul Kasım, İbnuhu Zeynel ağabeydin, ibnuhu el İmam Muhammed Bakır, ibnuhu el İmamül Ca’fer es Sadık, ibnuhu Musa Kazım er Rıza, ibnuhu İbrahim Sani, ibnuhu Hasan ibnuhu Ali, ibnuhu Sultan İsmail Atumidi, Dede Kargın ibnuhu Abdullah ibnuhu el A’rac ibnuhu Şeyh Numan ibnuhu Erkulunc(Erkuvelnc) Abdal ibnuhu Ca’fer el Hac ibnuhu Şeyh Lican(Lücan) Çağırgan Baba ibnuhu Şeyh Abdul Kavî ibnuhu Muhammed Hüseyn ibnuhu Şeyh Abdülaziz ibnuhu Şeyh Muhammed ibnuhu Ebil Kasım ibnuhu Şeyh Yakub ibnuhu Şeyh Muhammed ibnuhu Abdullah ibnuhu Şeyh Yusuf ibnuhu Şeyh Hasan ibnuhu Ali Ziyad (ismin altında daire çevresinde noktalar ve tıpkı güneş gibi ve burası işaret edilerek şu not yazılmış: nişan baş tarafında bulunan sultan ismail’den aşağı tarafı pir Ali’ye gelinceye kadar ikişer nüsha itibar olunur.)  ve  ibnuhu Şeyh Abdullah Şeyh Mustafa ve Pir Ali Sahibus saccade ves semat ibnuhu Halil Nureddin  sahibüs seccade mevcudî ibnuhu Şeyh Hüseyn ibnuhu şeyh Veliyyül Gazi Serdengeçti ibnuhu Şeyh Ali Efendi ibnuhu Şeyh Pir Gaib sahibüs seccade ibnuhu şeyh Hızır Bahşi ibnuhu Şeyh Ürün(Evrün) ibnuhu şeyh Mahmud ibnuhu şeyh İbrahim ibnuhu şeyh Numan ibnuhu şeyh Hasan ibnuhu şeyh Muhammed ibnuhu şeyh Hasan ibnuhu şeyh Ahmed şeyh Numan ehuhu şeyh Hasan ibni ehuhu Yekan  ibnuhu Halil Şuaybeddin ibnuhu şeyh Numan  ve Devlet Fakir Çelebi ibnuhu şeyh Ahmed Nur ibnuhu şeyh Celal Paşa  ibnuhu şeyh Ali Celaleddin Efendi ibnuhu şeyh Muhammed Nur ibnuhu şeyh Ali ibnuhu şeyh İlyas Halife.
(Belgenin yan tarafında Fatih Sultan Mehmed’e ait bir vakıf kaydı bulunmaktadır.)
Kad vakafe li at’âm(eksik)min kura Tortu? Karye-i …maa Ulu ve karye-i …ile Çam Çukuru ve Sevme  vakfen hassen li rızaillahi teala ve inned dünya li dari ğurur ve bevvar ve ahiret dari surur  vel ….innel vakfe ahsene fi’len li devamil biri vel ihsan indallahil melikil vahhab bi sahibil hayrat vel hasanat sultan Fatih Muhammed zadellahü hasenen ve efada aleyna berakatehü ve ihsanehu.

Günümüz Türkçesine Çevirisi
Dünyada tüm kullarını esirgeyen,  ahirette ise mümin kullarını bağışlayan Allah’ın adı ile başlar, kovulmuş şeytanın şerrinden, O yüce yaratıcıya sığınırım.
Şükür, alemlerin yaratıcına, selam ise onun kulu ve peygamberi olan Hazreti Muhammedin ve onun arkadaşlarının ve ehli beytinin üzerine olsun. “Ey Ehl-i Beyt, Allah ancak sizden kiri götürmek ve sizi tertemiz kılmak istemektedir.1 Şüphesiz Allah ve melekleri peygamberin üzerine selam getirirler, ey iman etmiş olanlar sizde onun üzerine selam veriniz.2 De ki: Bunun üzerine ben sizden akrabalık sevgisinden başka bir sevgi istemiyorum.3  Peygamberimiz buyurdu ki: Bütün soylar kesintiye uğrar ancak benim soyum kıyamete kadar kesilmeyecek, kesintiye uğramayacaktır. Bu soyun mensupları kimlerdir denilirse, onlar şunlardır: Seyyidler , Şerifler, Hüseynîler, Eşraflar ve onların akrabalarıdır.”4
Son peygamber Hazreti Muhammed onun babası Abdullah onun babası Abdülmuttalib onun babası Haşim onun babası Abdülmenaf onun babası Kâsî  Kilab onun babası Mürre onun babası Ka’b onun babası Lûy onun babası Kahr onun babası Malik onun babası Nasr onun babası Kinane onun babası Huzeyme onun babası Müdrike onun babası İlyas onun babası Mudar onun babası Nizar onun babası Ma’d onun babası Adnan aleyhisselam vefkınnebi onun babası Azer onun babası Dad onun babası Elyesa’ onun babası el-Hümeysa onun babası Bint İbrahim onun babası Taruh onun babası Tacur onun babası Suru’ onun babası Ar’uva onun babası Kali’ onun babası Karî onun babası Şalih onun babası Şeyh Erhaşt onun babası Sam onun babası Nuh onun babası Malik onun babası Müteveşşih onun babası Ahnoh onun babası İkyas onun babası Mehayil onun babası Kıytat onun babası Enuş onun babası Şit onun babası Adem. Selam hepsinin üzerine olsun.
Peygamberimiz buyurdu ki: “Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir (Ona binen, onlara uyan kurtulur).”
(Belgenin sağ tarafında büyük daireler içinde dört halifenin isimleri ile Güvenç Abdal’ın soy şeceresi yer almaktadır.)
Son peygamber Hazreti Muhammed-selam ona olsun, doğru kişi Ebi Bekr radıyallahü anh, iyiyi kötüden ayıran Ömer radıyallahü teala anh, iki nur sahibi Osman radıyallahü anh, Allahın Aslanı, peygamberin halifesi ve emirül müminin, Ebu Talib oğlu Ali radıyallahü anh, onun oğlu Hüseyn , onun oğlu Abdullah onun oğlu Aliyyül Ekber onun oğlu el imamül ma’sum el mazlumul maktul Kasım, onun oğlu Zeynel Abidin, onun oğlu el İmam Muhammed Bakır, onun oğlu el İmamül Ca’fer es Sadık, onun oğlu Musa Kazım er Rıza, onun oğlu İbrahim Sani, onun oğlu Hasan onun oğlu Ali, onun oğlu Sultan İsmail Atumidi, Dede Kargın onun oğlu Abdullah onun oğlu el A’rac onun oğlu Şeyh Numan onun oğlu Erkulunc(Erkuvelnc) Abdal onun oğlu Ca’fer el Hac onun oğlu Şeyh Lican(Lücan) Çağırgan Baba onun oğlu Şeyh Abdul Kavî onun oğlu Muhammed Hüseyn onun oğlu Şeyh Abdülaziz onun oğlu Şeyh Muhammed onun oğlu Ebil Kasım onun oğlu Şeyh Yakub onun oğlu Şeyh Muhammed ibnuhu Abdullah onun oğlu Şeyh Yusuf onun oğlu Şeyh Hasan onun oğlu Ali Ziyad (ismin altında daire çevresinde noktalar va tıpkı güneş gibi ve burası işaret edilerek şu not yazılmış: nişan baş tarafında bulunan sultan ismail’den aşağı tarafı pir Ali’ye gelinceye kadar ikişer nüsha itibar olunur.)  ve  onun oğlu Şeyh Abdullah Şeyh Mustafa ve Pir Ali Sahibus saccade ves semat onun oğlu Halil Nureddin  sahibüs seccade mevcudî onun oğlu Şeyh Hüseyn i onun oğlu şeyh Veliyyül Gazi Serdengeçti onun oğlu Şeyh Ali Efendi onun oğlu Şeyh Pir Gaib sahibüs seccade onun oğlu şeyh Hızır Bahşi onun oğlu Şeyh Ürün(Evrün) onun oğlu şeyh Mahmud onun oğlu şeyh İbrahim onun oğlu şeyh Numan onun oğlu şeyh Hasan onun oğlu şeyh Muhammed onun oğlu şeyh Hasan onun oğlu şeyh Ahmed şeyh Numan onun kardeşi şeyh Hasan kardeşinin oğlu Yekan  onun oğlu Halil Şuaybeddin onun oğlu şeyh Numan  ve Devlet Fakir Çelebi onun oğlu şeyh Ahmed Nur onun oğlu şeyh Cela Paşa onun oğlu şeyh Ali Celaleddin Efendi onun oğlu şeyh Muhammed Nur onun oğlu şeyh Ali onun oğlu şeyh İlyas Halife.
(Belgenin yan tarafında Fatih Sultan Mehmed’e ait oldukça  bozuk bir yazı ile yazılmış bir vakıf kaydı bulunmaktadır.)
Anlaşıldığı kadarıyla:
Tortu, Ulu, Çam gibi köylerde yemek pişirilmesi ve dağıtılması üzere bir miktar parayı Allah rızası için vakfettim. Allah hayırlara vesile kılsın. Vakıf sahibi Fatih Sultan Mehmet Han.

BELGE 2
İcazetname
Hüvel muin ve bihi nesteîn
(Daire içinde  ve kenarlarında imamların isimleri vardır.)
İç kısım kenarlarda: İmam Hüseyin şehid-i Kerbela, imam Zeynel Abidin, imam Cafer-i Sadık, imam Hasan hulki Rıza, Muhammed Taki, Ali Naki, Muhammed Mehdi sahib-i zaman, imam Musa Kazım
İç kısım ortada: Haza seyyid-i sadât Muhammed aleyhisselam
Dairenin kenarlarında şu isimler yazılıdır: Muhammed Ali, Hasan Ali, Muhammed Ali, Muhammed Hasan, Ali Cafer, İmam Zeynel, Musa  Kazım, Musa Rıza, Ali Hasan, Muhammed Hasan, oğlu Muhammed
Alttaki iki küçük daire içinde ve dışında şunlar yazılıdır:
İç kısım: Tevekkeltü alellahi vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim
Dış Kısım: On iki imamın isimleri yazılıdır.
Diğerinin İç kısmı: ve bileke ve leke vela havle kuvvete illa billahil aliyyil azim
Dış Kısım: On iki imamın ismi vardır.
Alttaki iki küçük daire içinde :
Hacı Muhammed b. Muhammed Selcelli? ufiye anhu
İkincide: Hacı Ömer b. Abdülaziz Selcelli?ufiye anhü
En alttaki iki dairenin içi ve dışındakiler şunlardır:
İçi: el Âfî sübhanehu ve teala enel fakir Muhammed seyyidün nakibil mahruse
Kenarı: On iki imamın isimleri vardır.
İkinci daire içi: seyyidül Arab Muhammed b. Abdullah b. Haşim el Kureyşî aleyhisselam.
Kenarları: On iki imamın isimleri vardır.
İki dairenin arasında: Masum-ı pak hazret-i kemerbest-i şah-ı merdan, Ya Murtaza Ali.

Asıl  Metin
Hüvel ğani kalennebiyyü sallallahü aleyhi ve selem: “ed Dünya kıntatün5 fa’buduha vela teammuha” ve kalennebiyyü sallallahü aleyhi ve sellem: “minhüm mâte la yeşâni minhüm el male ve minhüm el ilme ” ve kalennebiyyü sallallahü aleyhi ve sellem: “Seyyidül kavmi hadimühüm.” Kalennebiyyü aleyhisselam: “ed-Dayfü iza enzele nezele bi rızkıhî fe iza ehrace …ve ehlihi” ve kale aleyhisselatü vesselam: “Ekrimu’d-dayfe velev kane kafiran.”  Ve kalennebiyyü aleyhissalatü vesselam: “Rabbü hayayem leyse lehu min savmin  elcui vel ateşi.” Ve kalennebiyyü aleyhisselam: “ed-Dünya saatün fecalha taatün.” Ve kalennebiyyü aleyhisselam: “…..sumu tesıhhu.” Ve kale aleyhisselam: “Yunkızu malezzekati.” Kalennebiyyü aleyhisselam: “Ekrimû ğurebâeküm fe innî küntü fil kebiri ğaribenve fis sağiri yetimen.” Ve kalennebiyyü aleyhisselam: “Ene ve etkıya ikteda beravezüttekellüfü.” Ve kalennebiyyü aleyhisselam: “Necal mevkıfun  ve helekel müttekilun. “sadeka resulullah  sadakal azim ve sadaka resuluhul kerim. 
Hurran kul ya ıbadallahil ğaniyyil hasib..Hamza  b. Sadr Taceddin Ali el Hüseyn en nakib bil memalikil mahrusetil hakaniyye sanehullahu ömrül beliye.
Bismillahirrahmanirrahim ve bihil avni
Elhamdülillahillezi ıstafa Ademe halifeten ve ihtara min zürriyyetihi Muhammedil Mustafa  ve cealehu resulen ve nebiyyen ve hadiyen ve nasiran ve hatemennübüvveti ver risaleti ve kame makamuhu aliyyen hasbiyallahü ve nimel vekil yübeşşirihum bi rabbihim bi rahmetihi minhu ve Rıdvan ve cennatin lehüm fiha neimün mükim halidine fiha ebeden innellahe indehu ecrun azim. Elhamdülillahi evkade mesabihan nucumi fi zulumatil leyalî ve evde ali makari fununil cevahiri vel lealî ….kasabatil fi hanit şatratil vedud fi gusubi li eşcarin mürsel mübşiratil kaza min mühbi ğufranihi menzili kataratir rahmeti min sıhabil fıtri ve ihsanihi ve küllü ayetin bi rububiyyetin natikatin ve küllü huccetin ala vahdaniyetin sadıkun ve eşhedü en la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh şehadeten min ahlasi fit tevhidi fi evveli divanihi ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu bi mağrifetil kifayeti ve miftahil hidayeti ve evsata akdel beyan ve fatihati akdil iman ….cihatil ealî zemruti? Hesebatil meali bismi sıdkirrisaleti sallallahü aleyhi ve ala alihi ve sahabetihi ve zürriyyetehü va’lemu bi enne suduril alimi vaksahil arebe vel acem vekmil beni Adem yekulu inne cemial hasebinneseb yenkatiu ve nesebeti la yenkatiu.  Kalennebiyyü aleyhisselam: "men mate ala hubbi âli Muhammed mate şehiden  ve men mate ala hubbi ali Muhammed mate müminen illa ve men hubbi  beşşerellahü melekil mevt bilcenneti ve münkirin ve nekirin illa ve men mate ala hubbi ali Muhammed yesuku ilel cenneti kema yusukul arusu ila beyti zevciha illa ve men mate ala hubbi ali Muhammed futiha lehu fi kabrihi baben minel cenneti.” ve eyzan cae fil haberi aninnebiyyi sallallahü aleyhi ve sellem: "Harremetil cenneti ala men zaleme ehli beytî ve kabelehüm vel müheyyinü aleyhim ülaike li ahlakin lehüm fil ahireti vela yükellimühümüllahü vela yenzuru ileyhim yevmel kıyameti vela yüzekkihim velehüm azabün elim anil kubbetil aliyyetil ulviyetir ravzaviyye
Cennetün bila nevarin ilahiyyetin vel asarin nebeviyye hamd bî had ve kıyas  ve şükr bi nihayet ve sipas hazret-i hüdavendi ra tekaddümest esmauhu ve savvelet ni’mâuhû ki nesl-i tahir  ve asl-ı ba habib-i lebib hoda ra beşerif: “Kul la eselüküm aleyhi ecran illel meveddeti fil kurba” bi nevahati ve a’lamil ikram ve in’am îşâzen der ayet-i kerime: “Li yezhebe ankümür ricse ehl-i beytin ve yutahhirüküm tathira.”  bi revahati hüdaye alimü adem ki zate bî müsellesi şed ez uyub ve nekayiz minnetihi ve tahir bahşem ehl-i hakik kemal-i kudret çu afitabter her zerre ruşen ve tahir ve durud-ı na ma’dud şenar-ı merkad-ı mudahhar ve meşhed-i muattar hazret-i …ki evladül bad hod ra der hadis: “Meselü ehl-i beytî ke mesel-i sefinet-i Nuhin.” Aziz ve mükerrem ger danyal ve sırr-ı escar îşâmezazel edna ve ekbari na bi farkin  fırkatihi ez resan der resul ki ruhsar eşey-i: "ez yufune bin nezri ve ez yutimune zi ervahi pak ve zi ebdani tahir ber halkı ve halıkı aziz ve mükerrem ve al-i ızzet ve kuruddiraset an hazret ki türab-ı akdam işan sebeb-i ay ru-yı ehl-i taharet ve pak-ı tayyifet bi şefeati ashab-i meyseret ve erbab-ı cesaret endu ba’deh bi rızaha yermizihi ve mezalim-i müstizi ashab-ı nesebin ve erbab-ı hasebin tahir ve behir est ki evlad-ı resul ve ekbar-ı betül vediati hazret-i şeriat ender salavatüllahi aleyhim ecmein. Bi münkazi mazmun zi erbeate ekabe lehüm şefiu yevmel kıyameti velev atunî bi zububin ehlel arzıl mükerrem lizürriyyetî vel kadî lehüm havacihim vessakî lehüm fi umurihim ındema ıdtarru ve muhibbu lehüm bi kalbihi ve lisanihi ve inni tarek-i refikükümus sakaleyn kitabullahi ve izzeti pes riayet cevanib-i şerik-i işan ber zümem sammim ve necm est bi mucib-i neyl-i şefaat der sa-yı der sa-yı hususan sadat ki be sıhhat-i neseb ezherü mineş şemsi ehebbü minel ems ve baş edu eba an ceddin bil anna vel keramet encebü nükaba ve nüceba ararsana? melaike aşiyan hazreti sultan-ı ekalim imamet-i delail ber ez delail-i keramet-nikin-i hatem-i velayet amiha alem-i hidayet mühr-i sipehr-i ısmet-i mükerremet imam ve şir-i mükteda-yı cümle halayık şefi-i ruzi ceza cemi cemi-i sıfat imam tayyib-i tahir zidel enverin Ali b. Zeynel abidin b. El imam Hüseyn b. Fatıma ez Zehra binti resulullah sallallahü aleyhi ve sellem yeki racülün sadat in kabilehu ehli iradet âlî cenab-ı meâlî meâb…intisab-ı iftiharil ekabir vel efadılıs sadat menbeil izzis sadat zin nesebi tahir vel hasebit tahiril muhtass bi inayetil melikil kavi âlî hazreti memalikil İslam buğyetihi sadatil enam bi mevahibil melik zil menni seyyid Ömer b. Seyyid Osman b. Seyyid Ahror b. Seyyid Hacı Hüseyn seyyid Hızır b. Seyyid Turmuş b. Seyyid İbrahim b. Seyyid Ahmed b. Seyyid Muhammed b. Seyyid Tacül arifin b. Seyyid Muhammed es Sabi b. Muhammed eş Şafî b. Seyyid Zeydül Ahmer b. Seyyid Hasan b. Seyyid Zeyd b. Seyyid Ali b. Seyyid Hasan b. Seyyid İbrahim b. İmam Musa Kazım b. İmam Cafer Sadık imam Muhammed Bakır imam Zeynelabidin emirül müminin imam Hüseyn emirülmüminin Hazret-i Ali Fatımatüz Zehra binti resulullah sallallahü aleyhi ve sellem b. Abdullah b. Abdulmuttalib b. Haşim b. Abdulmenaf b. Kass b. Kilab b. Murre b. K’ab b. Luy b. Galib b. Fihr b. Malik b. Nadr b. Kenan b. Harabil? b. Muruk b. İlyas b. Mudrib b. Nizar b. Ma’d b. Adnan b. Adda(Azer?) b. Uddi b. Elyesa b. Hemi b. Nibet b. Saml b. Kayder b. İsmail enebi aleyhissellam  b. İbrahim Halilullah er rahman b. Taruh b. Narohor b. Saruh b. Argoy b. Faliğ b. Abir b. Şalih b. Erfahşt b. Şam Nuh b. el-Melik b. Müteveşşilh b. Ahnoh b. Berdülayn b. Mehail b. Kinan b. Enuş b. Şid en Nebi aleyhisselam b. Adem . innellahe teala halakal Ademe minet tîn ve halakal Havva fil Cenneti min zahrul Adem el eyser nakalet min atikil meşhuril ebib ilel cedid din-i eytam kahrında itticam lecehet zuhuruhu ve meani…inne sutura kesüret cun-i cinan milsel basaru mezul ve makam ra dar-ı yar-ı İslam er rum der arab vel acem ve tereke ve vedibem ez belde-i Vakrid? Ve hangah-ı ..ve tekirü zaviye ve tamam bak’ati humkir kadem-i şerif müşerref saznil şerait ta’zim ve levazım tekirim arayca-yı urendu der dünya seb necat ve refaa derecat hoder edresilki ehli şefaat sehratgira-yı anende ashab-ı nuzurat her nizar ki be hatır gozar ayende be canem müşarun ileyh teslim nümayende ki der hoda meharum haddı enduher aferid ki bi icazet ibni üstaz nezu girifk baş edu ra edeb kerde nedur ..ve yetafend vazife-i heme cemaat ez sadat hüfeka ve hükema ve mevali ve ahali an ki der canibi darî ve hizmetkar müşarün ileyh dakika ya mer’i nekedrende ve der yeraverdun hacat ve kederdan meriyyat müşarün ileyh saği cümleye yezhur resanende ta ez ayet hine reyül hasebeti tikle emseli müşarün ileyh ebher kimseden ki “innellahe la yudiü ecral muhsinin” hoda zayi nemi kerdanend ecrinin karefza erdin furu bevalilhak neku kari .Tahriran tahriran temmet
Evlad-ı emirul müminin el imam Musa Kazım b. imam Cafer-i Sadık el imam Muhammed Bakır b. Zeynelabidin b. imam Hüseyin b. Emirul müminin Ali radıyallahü anh.
Evvel Seyyid Emrullah b. seyyid Hacı Hüseyin b. Hızır Turmuş b. seyyid b. İbrahim seyyid Ahmed b. seyyid Muhammed b. seyyid Muhammed b. tacülarifin seyyid Muhammed bi tacissani seyyid Zeyd b. seyyid İbrahim  seyyid Muhammed b. Zeyd b. Hasan b. seyyid Zeyd b. seyyid ali  seyyid Hasan b. İbrahim b. seyyid Nasrullah rahmetüllahi teala aleyhi rahmeten vasiaten.
Seyyid Ramazan   Şehid Seyyid Şaban seyyid Pir Ğaib el Kırmani
Seyyid Muhammed  Şehid seyyid Mustafa seyyid Kasım el Ula
Şehid seyyid Muhammed b. seyyid Abdülkadir
Şehid Süleyman b. seyyid Hazma
Şehid seyyid Hamd b. seyyid Muhammed el-Meşhur
Sene tahriran fi şehri Cemazi Evvel el Mübarek sene selaseti ve selasin ve tis’amie  min hicretinnebeviyyeti. 933/1526


Günümüz Türkçesine Çevirisi
O (Allah) en büyük yardımcıdır ve yardımı ancak ondan isteriz (Daire içinde  ve kenarlarında imamların isimleri vardır).
İç kısım kenarlarda: İmam Hüseyin şehid-i Kerbela, imam Zeynel Abidin, imam Cafer-i Sadık, imam Hasan hulki Rıza, Muhammed Taki, Ali Naki, Muhammed Mehdi sahib-i zaman, imam Musa Kazım.
İç kısım ortada: Efendilerin efendisi Muhammed aleyhisselam
Dairenin kenarlarında şu isimler yazılıdır: Muhammed Ali, Hasan Ali, Muhammed Ali, Muhammed Hasan, Ali Cafer, İmam Zeynel, Musa  Kazım, Musa Rıza, Ali Hasan, Muhammed Hasan, oğlu Muhammed.
Alttaki iki küçük daire içinde ve dışında şunlar yazılıdır:
İç kısım: Allah’a dayandım,  o yüce Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.
Dış Kısım: On iki imamın isimleri yazılıdır.
Diğerinin iç kısmı: Her şey sendendir ve sana dönecektir. Yüce Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.
Dış Kısım: On iki imamın ismi vardır.
Alttaki iki küçük daire içinde :
Hacı Muhammed b. Muhammed Selcelli –günühları affolunsun.
İkincide: Hacı Ömer b. Abdülaziz Selcelli –günühları affolunsun.
En alttaki iki dairenin içi ve dışındakiler şunlardır:
İçi: Her eksikten uzak olan Allah bağışlayıcıdır. Ben Muhammed, İstanbul Nakibül Eşrafı
Kenarı: On iki imamın isimleri vardır.
İkinci daire içi: Arapların efendisi Abdullah oğlu Muhammed el Kureyşî aleyhisselam.
Kenarları: On iki imamın isimleri vardır.
İki dairenin arasında: Masum-ı pak hazret-i kemerbest-i şah-ı merdan, Ya Murtaza Ali, şeklinde bir ifade yazılmıştır.
Asıl  Metin
O Allah ki, her şeyin sahibidir. Peygamberimiz buyurdu ki: Dünya bir  fitnedir, ondan uzak durun. Yine peygamber buyurdu: Kişi öldüğü zaman iki şey bırakır: ya mal ya da ilim. Ve yine peygamber buyurdu: Bir toplumun efendisi o topluma hizmet edenlerdir. Yine buyurdu: Gelen misafir rızkıyla gelir. Gittiği zaman da ev halkına bereket bırakır. Peygamber buyurur ki: Misafir kafir de olsa ona ikramda bulunun. Peygamber buyurdu: Rabbimiz diridir, onun ne suya ne yemeğe ihtiyacı yoktur. Peygamber buyurdu: Dünya gelip geçici bir yerdir. Onu itaat ettiğin ve iyi işler işlediğin bir yer kıl. Peygamber buyurdu: Oruç tutun, oruçla sıhhat bulursunuz. Yine buyurdu: Malınızın zekatını verin. Yine buyurdu: Aranızda bulunan garibanlara ikram edin, iyilikte bulunun. Ben de küçükken yetim, büyükken gariban birisiydim. Yine buyurdu: Ben ve Allah’tan korkanlar ağır yükler altına girdik. Ve buyurur: Başarılı olanlar kurtulur, ağır  davrananlar ve  tembeller helak olur. Şüphesiz Allah’ın şanlı resulü doğru söylemiştir.
Bunları yazan Allah’ın aciz kulu, İstanbul Nakibü’l-eşrafı Hamza  b. Sadr Taceddin Ali el Hüseyn.
Dünyada tüm kullarını esirgeyen,  ahirette ise mümin kullarını bağışlayan Allah’ın adı ile başlarım. Yardım ancak ondandır.
Adem’i halife olarak seçen ve  onun soyundan gelen Muhammed Mustafa’yı  son peygamber, müjdeleyici ve müminlere yardımcı olarak gönderen ve onu en yüce makama çıkaran Allah’a şükürler olsun. Allah ne güzel bir vekildir, o bize yeter. Onları rablerinin engin nimetleriyle müjdele. O nimetler ki Rıdvan cennetidir ve o cennetin içinden ırmaklar akar, onlar orada ebedi kalacaklaradır. Müminlerin Allah indinde değer ve kıymeti her şeyin üzerindedir.
 Gece karanlıklarını yıldızlarıyla aydınlatan ve güzel mücevherler gibi değerli nimetleriyle dünyayı süsleyen Allah’a şükürler olsun… Rahmet ve bereketin bol olduğu her ayetin ve her delilin onun ihsanını gösterdiği yer olan bu kasaba. Şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve Hazreti Muhammed onun kulu ve elçisidir. O elçi ki hidayetin ve kurtuluşun anahtarı ondadır. İmanın ve teslimiyetin yegane mercii O’dur. Selam ve dua o son peygambere ve onun ashabına ve Ehl-i Beytine olsun. O peygamber, Arap ve Acemlerin efendisidir. O, buyurur ki: Tüm soylar kesintiye uğrayacaktır ancak benim soyum ve neslim asla kesintiye uğramaz. Peygamber yine buyurur ki: Kim peygamber ailesine sevgi besleyerek ölür ise, şehit olarak ölmüş olur. Kim böyle ölürse yine o mümin olarak ölmüş demektir. Kim benim aileme bir sevgi besleyerek ölürse, tıpkı gelinin evlendiği adamın evine gittiği gibi cennete gidecektir. Ve kim bu sevgi ile ölürse, onun kabrinin yanından bir pencere açılır ve Cennetin kokularını alarak orada kalır.. Yine başka bir rivayette peygamberimiz şöyle buyurmuştur: Benim Ehl-i Beytime zulmedenlere Cennet haram kılınmıştır. Onlar kıyamet gününde bir çok nimetten mahrum kalacak ve cennet ehlini uzaktan seyredeceklerdir. Ve onlar için acı ve şiddetli bir azap vardır.
Sonsuz şükür ve hesapsız hamt O yüce yaratıcıya olsun. Salat ü selam ve binlerce dua onun resulü Muhammed Mustafa ve onun ehl-i beytine ve arkadaşlarına olsun.
Yüce Allah büyük kitabında buyurmuşlardır ki: De ki: Ben sizden bunun için akrabalık sevgisinden başka bir şey istemiyorum, buyurmuşlardır. Yine ayet-i kerimede yüce Allah buyuruyor: Ey Ehl-i Beyt, Allah ancak sizden kiri götürmek ve  sizi tertemiz kılmak istemektedir. Bu kişi ki, kendisi her türlü fenalıktan ve kötü ahlaktan uzaktır. Zira kendisi iyi bir soya mensuptur. Bu konuda peygamber buyurmuştur ki: Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir. İnsanlar arasında fark gözetmeksizin, düşüğüne de yükseğine de aynı  değeri veren bu soyun temiz mensupları için buyruluyor ki: Onlar ki adaklarını ve sözlerini yerine getiriyorlar ve öyle bir günden korkuyorlar ki o günün dehşeti her yana dağılmıştır.6 Onlar ki, temiz sülaleye mensup, bedenleri temiz, iyilik erbabı, cesaret örneği, peygamber evladı, peygamberin aziz emanetleridir. Selam ve dua onların hepsinin üzerine olsun. 
 Kıyamet günü yegane şefaatçisi, kıyamet gününde susayanların su vericisi, cinlerin ve insanların peygamberinin evlâtları ki tertemiz ve güneşten daha aydınlık, ceza günü kendilerini sevenlere şefaat edecek olan üstün insanlardır. Onlar, insanların yollarını aydınlatan birer yıldız, yollarını kaybedenlere birer rehber, sapkınlığa düşünlere birer yol göstericidirler.
Ali onun babası Zeynel Abidin onun babası El imam Hüseyn onun anası Fatıma ez Zehra onun babası resulullah sallallahü aleyhi ve sellem.
 Bu muhterem öyle bir adam ki, faziletli ve seçkin insanlar kendisine biat etmiş ve itimat etmişlerdir. Nesebi ve soyu temizdir. O ki, seyyid Ömer onun babası Seyyid Osman onun babası Seyyid Ahror onun babası Seyyid Hacı Hüseyn seyyid Hızır onun babası Seyyid Turmuş onun babası Seyyid İbrahim onun babası Seyyid Ahmed onun babası Seyyid Muhammed onun babası Seyyid Tacül onun babası Seyyid Muhammed es-Sabi onun babası Muhammed eş Şafî onun babası Seyyid Zeydül Ahmer onun babası Seyyid Hasan onun babası Seyyid Zeyd onun babası Seyyid Ali onun babası Seyyid Hasan onun babası Seyyid İbrahim onun babası İmam Musa Kazım onun babası İmam Cafer Sadık imam Muhammed Bakır imam Zeynelabidin emirül müminin imam Hüseyn emirülmüminin Hazret-i Ali Fatımatüz Zehra onun babası resulullah sallallahü aleyhi ve sellem onun babası Abdullah onun babası Abdulmuttalib onun babası Haşim onun babası Abdulmenaf onun babası Kass onun babası Kilab onun babası Murre onun babası K’ab onun babası Luy onun babası Galib onun babası Fihr onun babası Malik onun babası Nadr onun babası Kenan onun babası Harabil? onun babası Muruk onun babası İlyas onun babası Mudrib onun babası Nizar onun babası Ma’d onun babası Adnan onun babası Adda(Azer?) onun babası Uddi onun babası Elyesa onun babası Hemi onun babası Nibet onun babası Saml onun babası Kayder onun babası İsmail enebi aleyhissellam  onun babası İbrahim Halilullah er rahman onun babası Taruh onun babası Narohor onun babası Saruh onun babası Argoy onun babası Faliğ onun babası Abir onun babası Şalih onun babası Erfahşt onun babası Şam Nuh onun babası el-Melik onun babası Müteveşşilh onun babası Ahnoh onun babası Berdülayn onun babası Mehail onun babası Kinan onun babası Enuş onun babası Şid en Nebi aleyhisselam onun babası Adem.
Allah Hazreti Adem’i topraktan Havva’yı da onun sağ eyeği kemiğinden yarattı. İslam, birçok beldede yayılmış ve Arap’da ve Acem’de birçok tekke ve zaviyeler kurulmuştur. Bu dergahların birinde oturan bu adı geçen muhtereme bir çok kişi intisap etmiş olup biz de onları irşat etmesi için kendisine icazet veriyoruz. Bundan sonra herkes kendisine tazim göstersin ve hizmetinde olsun. Kimse kendisinin bu görevinde ona engel olmasın. Bu görevinde kendisine yardım etmek dinin bir gereğidir. Bunu ihmal etmesinler ve kendisine yardım etsinler. Çünkü ayette buyrulmuştur ki: Şüphesiz Allah müminlerin hayrını araya vermez, mutlaka  mükafatlandırır.7
 Hazreti Ali’nin evlâtları: el imam Musa Kazım onun babası imam Cafer-i Sadık onun babası el imam Muhammed Bakır onun babası Zeynelabidin onun babası imam Hüseyin onun babası Emirul müminin Ali radıyallahü anh.
Başka bir şecere de şöyledir:
Evvel Seyyid Emrullah onun babası seyyid Hacı Hüseyin onun babası Hızır Turmuş onun babası seyyid onun babası İbrahim seyyid Ahmed onun babası seyyid Muhammed onun babası seyyid Muhammed onun babası Tacülarifin seyyid Muhammed bi tacissani seyyid Zeyd onun babası seyyid İbrahim  seyyid Muhammed onun babası Zeyd onun babası Hasan onun babası seyyid Zeyd onun babası seyyid Ali  seyyid Hasan onun babası İbrahim onun babası seyyid Nasrullah rahmetüllahi teala aleyhi rahmeten vasiaten.
Seyyid Ramazan   Şehid Seyyid Şaban seyyid Pir Ğaib el Kırmani
Seyyid Muhammed  Şehid seyyid Mustafa seyyid Kasım el Ula
Şehid seyyid Muhammed b. seyyid Abdülkadir
Şehid Süleyman b. seyyid Hazma
Şehid seyyid Hamd b. seyyid Muhammed el-Meşhur
Yazım tarihi: 933/1526 yılının Cemaziyel Evvel ayı.

DİPNOTLAR
1 Ahzab Suresi 33
2 Ahzab 56
3 Şura Suresi 23
4 Belgenin sol iki sütununda peygamber efendimizin soy kütüğü yer almaktadır.
5 Kelimenin aslı Fitnetün’dür.
6 İnsan Suresi 7
7 Al-i İmran 171



Not: 35. SAYI - Guz 2005
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]
Gitmek istediğiniz yer: