Ana İçerik:

Sayfa: [1]

Alevilikte Evlilik, kız isteme, söz kesme, Nişan, Nikah ve Düğün

  • admin
  • Administrator
  • Ebedi Üye
  • ******
  • Mesaj Sayısı: 154

Kız İsteme ve Söz Kesme:
Alevi-Bektaşilerde kız ve erkek çocuklar eşit olarak görülmekte ve aile içerisinde kendine güvenen, terbiyeli, özgür bireyler olarak yetişmektedirler. Bu nedenle evlenecek eşlerin seçiminde hem kız hem de erkeğin razılığı olması şarttır. Alevi-Bektaşilerde erkeğin veya kızın razı olmadığı zorla evlendirmeler düşkünlük sayılmaktadır. Gençler evlenmeden önce birbirlerini tanımakta ve evliliğe anne-babalarının da görüşünü alarak özgür iradeleriyle karar vermektedirler. İki genç evlenmeye karar verdikten sonra sıra kız istemeye gelmiştir. Anne babası ve ailenin yaşlı bir büyüğü ile kızın evi ziyaret edilerek “Yüce tanrını  emri ve Peygamber’in kavli yol erkanımız ve İmam Cafer Buyruğu üzere” ile kız istenir. Kızın ailesi de evliliğe onay verdikten sonra iki tarafın yakınlarının da katıldığı bir törenle, “söz kesme” işi yapılır.
 
Nişan, Nikah Töreni ve Düğün:
Kız istenip söz kesildikten sonra Nişan ya kız evinde veya bir salonda yapılır. Nişan’dan sonra düğün öncesi  Nikah kıyılır ve Düğün hazırlıklarına başlanır. Düğünden önce yine kız evinde Kına Gecesi düzenlenir.
Daha sonra resmi nikah ve dini nikah kıyılır. TC yasaları uyarınca dini görevlilere yasal geçerliliği olan nikah kıyma yetkisi verilmemiştir (dini nikah geçerli sayılmaz) Bu nedenle, dini nikah öncesi resmi nikah mutlaka kıyılmak zorundadır.  Resmi nikahla yasal koşullar yerine gelmiş olur ve evlilik resmen yürürlüğe girer. Geleneksel dini nikahı Dede veya yaşlı, saygıdeğer bir aile büyüğü kıyar. Nikah törenini sade veya davetli misafirlerin katıldığı bir törenle yapılabilir.   Nikahı kıyacak olan genellikle Dede, evlenecek gençlerin, anne, babalarının, kız ve erkek vekillerinin adlarını bir kağıda yazar. Sonra ilk olarak evlilik kurumunun sosyal önemini, kişisel sorumluluklarını  belirten ve öğütler de içeren kısa bir konuşma yapar. Ardından Dede bir gülbank okur ve Nikahın kıyılmasına geçer. Önce kıza sorar: “Kızım, Hak’ın emri Peygamber’in kavli, İmam Cafer-i Sadık Buyruğu üzere ve burada bulunan canlarımızın tanıklığı ile ...... oğlu ve ..........den olma ......’yı eş olarak kabul ediyor musun?” Kız bu soruya evet yanıtı verirse, soru üç defa yinelenir. Her evet yanıtından sonra Dede, vekilleri ve orada bulunan herkesi tanık göstererek, “Canlar, duydunuz tanıksınız.” der. Bundan sonra aynı soruyu Dede oğlana sorar:   “Oğlum, Hak’ın emri Peygamber’in kavli, İmam Cafer-i Sadık Buyruğu üzere ve burada bulunan canlarımızın tanıklığı ile ...... kızı ve ..........den olma ......’yı eş olarak kabul ediyor musun? Oğlan bu soruya evet yanıtı verirse, soru üç defa yinelenir. Her evet yanıtından sonra Dede, vekilleri ve orada bulunan herkesi tanık göstererek, “Canlar, duydunuz tanıksınız.” der.
Böylece kızın, oğlanın ve vekillerle, katılanların şahitliği ve onayı ile Dede nikahın tamamlandığını açıklar: “Tanıkların ve konukların huzurunda, kendi razılığınız ile Hak’ın emri, Peygamber’in kavli, İmam Cafer-i Sadık Buyruğu üzere sizi birbirinize eş olarak açıklıyorum. Hak-Muhammed-Ali, Hünkar Hacı Bektaş veli, gökteki melekler, gerçek erenler ve burada bulunan tüm canlar evlilik için verdiğiniz söze tanık olsun. Kıyılan bu nikah, her iki taraf için hayırlı, uğurlu olsun. Yüce Tanrı sizleri mutlu eylesin, darda bırakmasın...” der. Nikah bu şekilde kıyıldıktan sonra Dede evlenen çift ve oradakiler için şöyle dua eder: “Saygıdeğer Canlar! Birbirlerini eş olarak seçmiş bu canlarımızın mutluluğu için, öz gönül birliği ile dua edelim.
Hak-Muhammed-Ali, Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli, erenler meydanında, Muhammed-Ali yolunda, siz değerli canlarımızın huzurunda kıydığımız bu nikahı kutlu eylesin. Nikahı kıyılan bu canlarımızın ömürlerine bereket, vücutlarına sağlık, rızklarına genişlik versin. Dünya ve ahirette mutlu olsunlar. Varlıkta, yoklukta; hastalıkta, sağlıkta; tasada ve kıvançta birbirlerini en içten sevgiyle destekleme gücü versin. Yuvaları mutlu, ağızları tatlı olsun. İmam Hüseyin katarından, didarından, yolundan ayırmasın. Aralarındaki sevgi, Hz. Ali ile Hz. Fatıma arasındaki sevgi olsun. Soylarından gelecek çocukları kendilerine, Alevi-Bektaşi toplumuna ve bütün insanlığa hizmet etsin, hayırlı-uğurlu olsunlar.     
Üçler, Beşler, Yediler, Oniki İmamlar, gerçek erenler her zaman yardımcıları olsun. Bozatlı Hızır yoldaşları olsun. Görünür, görünmez kazalardan, belalardan saklasın, beklesin. Ulu Tanrı gönüldeki dileklerini versin. Eşimizin, dostumuzun, [136] içinde de bu canlarımızın ağız tadlarını bozmasın. Burada, bu mutlu günde bulunan siz canlarımızı da her iki cihanda mutlu eylesin. Hazreti Pir, Ulu divanda[137] utandırmasın. Dualarımızı da kabul eylesin.
 
Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, Pirimiz Hünkar Bektaş Veli, Kerem-i Evliya, gerçekler demine hü mümine Ya Ali...” Dede’nin okuduğu bu duadan sonra nikahı kıyılan çift, önce Dede’nin ardından anne ve babalarının ve daha sonra da orada bulunanlarla görüşürler. Daha sonra Dede, Nikah için hazırlanmış şerbetten bir bardağa doldurarak yarısını kıza yarısını da erkeğe içirir. Orada bulunanlara da şerbet dağıtılır, lokmalar yenilir. Böylece dini Nikah töreni bu şekilde sona ermiş olur.  Alevi geleneğinde düğünlerde dini içerik bulunmaz, misafirler yemek yer, içip, dans edip  eğlenilir.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]
Gitmek istediğiniz yer: