Ana İçerik:

Sayfa: [1]

Aleviliğin inanç esasları hakkında söz sahibi olan kurumlar.

  • admin
  • Administrator
  • Ebedi Üye
  • ******
  • Mesaj Sayısı: 152

Avrupa’da Alevi inancı ve esaslarının belirlenip düzenlenmesin konusunda söz sahibi en yüksek kurul,  Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve ona bağlı Dedeler kuruludur. Avrupa’daki tüm Alevi kuruluşları ve dolayısıyla DABF ibadet ve inanç işlerinde buraya bağlı olan dedeleri kullanma kararı almış ve kullanmaktadır. Dedelerin eğitimi konusunda dedeler kurulu üyelerine özel kurslar vermekte ayrıca, Avrupa Alevi Akademisi, Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü gibi araştırma kurumları da dedelik eğitimi vermektedir.
Türkiye’de ise Alevi-Bektaşi Birlikleri Federasyonu’na bağlı kuruluş, dergah cem-evleri[76] ve oralarda görev yapan dedelerdir. Hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki Alevi inanç kuruluşları, bugün Aleviliğin yasal statüye kavuşup,  Hacıbektaş Dergahı[77] ve  Postnişinliğini[78] Alevileri en üst inanç kurumu haline getirmeye  ve burada bir alevi Akademisi açmaya çalışmaktadır. Bu tabi ki Aleviliği halen resmi, kendi başına ayrı bir inanç olarak kabul etmeyen Türk hükümeti, makamların tutumuna bağlıdır.   
Genel olarak ifade etmek gerekirse Anadolu ve Balkanlar’da bulunan Alevi-Bektaşi topluluklar yüzyıllardır Hacıbektaş Dergahına bağlı olarak, Dergahlar (Tekkeler) ve Ocaklar[79] şeklinde yapılanmışlardı. Bu yapılanma, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması sonrasında gerçekleştirilen bazı yasal reformlar ve yaşanan sosyo-ekonomik dönüşüm çerçevesinde değişmiş. 1826 yılından bu yana kapalı olan Alevi-Bektaşi dergahları yeni TC’nin laiklik ilkesi doğrultusunda yeniden kapatılmıştır. Kısa bir süre sonra diğer inançlara yasal haklar ve devlet desteği verilmesine rağmen Alevi inancına bu haklar verilmemiştir. 1990 yıllara kadar Aleviler inanç ve ibadetlerini gizlilik altında yürütmüşlerdir.
 
 Bu sürede Alevi  kimliği, (Alevi ve cem) ismi altında dernek  vs. açılmasına yasal izin verilmemiştir. Türkiye’de mahkeme kararı ile bazı Alevi dernekleri faaliyet gösterme hakkını almış olsa da, halen Alevi inanç ve kurumlarını tanıyan gerekli yasal düzenlemeler yapılmamıştır. Bugün Alevi kuruluşları, Alevilerin özgürlük haklarını, Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde, AB gündemine taşımışlardır.
 Alevileri inanç ve sosyal kurum olarak örgütlenme faaliyeti özellikle, devlet güvenlik güçlerinin pasif izleme ve tutumları sonucu, 33 Alevi ileri geleninin yanarak can verdiği, 1993 Sivas (Madımak Oteli) katliamı ardından yoğunlaşmıştır.
Bazı kurumlar hem dergah/cemevi hem vakıf niteliği taşımakta, bazıları hem dergah/cemevi hem dernek, niteliği taşımaktadır.  Aynı kurumun adına hem dernek hem vakıf kurulduğu da görülmektedir.   
Türkiye’deki Alevi örgütlenmesinin gelişimi önce dernekler şeklinde başlamış ardından vakıf ve cemevleri şeklinde sürmüştür. Bunun tarihsel süreci kısaca şu şekildedir. 1960’larda Ankara’da Hacı Bektaş adı altında biri Hacı Bektaş Turizm ve Tanıtma Derneği, diğeri ise Hacı Bektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği’nin kurulduğu ve faaliyet gösteren en eski derneklerden oldukları bilinmektedir. 16 Ağustos 1964 tarihinde Hacıbektaş Dergahı Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'na bağlı bir müze olarak açılmıştır. Fakat Aleviler ondan bu yana, en kutsal (haç) saydıkları ziyaret mekanları olan HBV dergahına para vererek girmek durumunda kalmışlardır.
  Ancak Aleviler 1990’lara kadar daha çok “köy dernekleri” ve “koruma, onarma, yaptırma dernekleri” biçiminde örgütlenmişlerdir. Bu dernekler daha çok yöresel/lokal gereksinimler doğrultusunda şekillenmiş oluşumlardır. Kendi köylerinin insanlarının kentlerde de bir araya gelmeleri ve dayanışmalarını sağlamaktadırlar. Bugün hala yüzlerce köy derneği bulunmaktadır. Bunlar daha çok köylerindeki yapılacak işler, öğrenci bursları, kentlerde köylülerini bir arada tutmak ve bu amaçla geceler, toplantılar düzenlemek gibi işlevler görmektedirler. Ancak 1990’lardan itibaren köy derneklerinin de dışında  kurumlaşma ihtiyacı duyan Aleviler,  Alevi Ulularının adlarını taşıyan onlarca dernek kurmuşlardır. Özellikle Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal’ın[80] adlarına izafeten kurulmuş dernekler fazla sayıdadır. Özellikle Sivas ve Gazi Mahallesi’nde[81] yaşanan olayları sonrasında bu dernek sayılarında büyük artış yaşanmıştır. Bu dernekleşme faaliyeti aynı şekilde Avrupa’da da yoğun olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’de Dernekler bazında Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal Dernekleri’nin Türkiye’nin çeşitli illerinde şubeleri bulunmaktadır. 
 Ancak içinde bulunduğumuz dönemde artık yeni şubeler açılmaktan çok varolanlar yaşamaya çalışmaktadır. Kimilerinin hala bitmemiş inşaatları, kadro sorunu vb. birçok sorunları bulunmaktadır.
                 
Alevilerin temel ibadeti olan Cemlerin yapıldığı yerler olan Cemevleri de 1990’lardan itibaren giderek artmıştır. Özellikle İstanbul’un birçok semtine Cemevleri yapılmıştır ve hala da yapılmaktadır. Örneğin İstanbul’da varolan cemevlerinden bazıları şunlardır: Okmeydanı Cemevi, Yenibosna Cemevi, İkitelli Cemevi, Gazi Cemevi, Sarıgazi Cemevi, Kartal Cemevi, Kağıthane Cemevi, Alibeyköy Cemevi, Tuzla Aydınlıköy Cemevi. Bazıları inşaat aşamasında olan bu kurumların en büyük problemi nitelikli insan gücü eksikliğidir. Dergahların ve cemevlerinin dinsel ve kültürel hizmetlerinde görev alacak Dedeler ve diğer hizmet sahipleri bulmak ve yetiştirmek konusunda büyük sorunları vardır.
Ayrıca yasalar Cami dışında “Cemevi” diye bir mekanı ibadethane olarak tanımamakta ve bu ad altında bir mekanın yapımı için yasal olarak izin alınamamaktadır. Ancak 1990’lardan bu yana bu durumun böyle olduğu bilinmesine karşın siyasetçiler ve devlet adamları bu cemevlerinin açılışına katılmaktan geri durmamışlardır. Bu yerler yasalardan dolayı başka adlar altında açılabilmektedir. Bu konu hala yargı sürecinde olup çözümlenmeyi beklemektedir. 
Dernekleşmenin yanısıra vakıfların[82] çalışma koşullarının daha iyi olması ve yasal olarak kapatılmalarının daha zor olmaları gerekçelerle Aleviliğin öncü kesimi vakıflaşma faaliyetine yönelmiş ve bu şekilde birçok vakıf kurulmuştur. Bu dernekleşme[83] ve vakıflaşma faaliyetleri zaman, zaman yoğun nüfuz mücadelelerine ve çekişmelere de sahne olmaktadır.
Bu genel bilgilerden sonra günümüzde Türkiye’deki Alevi örgütlenmesini şu şekilde sınıflandırılabiliriz:   
 1.      Dernek-Cemevi veya Vakıf-Cemevi Şeklindeki ve Şubesi Olmayan Bağımsız Kurumlar: Örneğin Şahkulu Sultan Vakfı, Karaca Ahmet Sultan Derneği ve Vakfı, Erikli Baba Derneği, Garip Dede Derneği.
2.      Üst Bir Derneğe Bağlı Birçok Dernek-Cemevleri’nden Oluşan Kurumlar: Örneğin Hacı Bektaş Veli Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Dernekleri.
3.      Üst Bir Vakıfa Bağlı Vakıf-Cemevleri’nden Oluşan Kurumlar: Örneğin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı.
Bugün Alevi örgütleri genel olarak hem ibadet hem de kültürel hizmetler verdiklerinden “Cem ve Kültür Merkezi” olarak adlandırılmaktadırlar. Ağırlıklı olarak İstanbul ve Ankara’da bulunan Türkiye’deki en tanınmış Alevi örgütleri şu şekilde özetlenebilir:
-Karaca Ahmet Sultan Cem ve Kültür Merkezi (İstanbul)
-Şahkulu Sultan Cem ve Kültür Merkezi (İstanbul)
-Garip  Dede Cem ve Kültür Merkezi (İstanbul)
-Erikli Baba Cem ve Kültür Merkezi (İstanbul)
-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi (Ankara)
-Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Genel Merkezi (Ankara)
-Hüseyin Gazi Vakfı (Ankara)
- Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkezi (Ankara)
- Abdal Musa Sultan Derneği (Antalya) 
Bugün bu kuruşların aşağı yukarı hepsi TR Alevi Bektaşi Birlikleri Federasyonu’na bağlıdırlar.
Türkiye dışındaki  Alevi örgütlenmesi  konusunda ise genel olarak şu bilgiler verilebilir: Avrupa ülkelerinde yaklaşık 200 Alevi derneği bulunmakta olup, Federasyonlar şeklinde örgütlenmişlerdir. Bunlar arasında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Avusturya, Hollanda, İsviçre, Danimarka, Belçika, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, İngiltere, Norveç, İsveç Alevi
 Birlikleri, Avrupa’daki Federasyonlar; Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)[84] çatısı altında birlemişlerdir.  Avustralya,  Kanada, ABD ve Balkanlar, Orta Asya'da da Alevi kurumları vardır.
Bunların dışında bağımsız olarak faaliyet gösteren Avrupa Alevi Akademisi, Alevi-Bektaşi Kültür Enstitüsü gibi araştırma kurumları da bulunmaktadır.
Özellikle Avrupa’da tüm dedelerin bağlı olduğu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna bağlı (pir)dede kurulları, ve özelikle en güçlü Alevi kurumu olduğu için AABF dedeler kurulu Avrupa’da (Şu anki başkanı Hasan Kılavuz) inanç konularında söz sahibi ve belirleyicidir. 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]
Gitmek istediğiniz yer: